|
Cumartesi, 09 Mayıs 2009 14:42 |

-: Dur!
M: Buyrun?
-: Kimsin?
M: Kimliğimi evde unuttum, bir ara getiririm.
-: Besmelesiz girilmez bu kapıdan.
M: Hatim indirmediğimizi ne biliyorsun?
-: Vayy. Güzel cevap. Hayrola ne için gelmiştiniz?
M: Duyduk ki parçalanmış ellerimize rağmen aşk isterler bizden. -: Eee?
M: Biraz daha
acımak duasıyla niyet aldık gelirken.
-: O kadar eminsin derdinden, o zaman iki cümle etmeden geçirmem seni.
M: Nice alem gördüm zevk uğruna satılan, cân arar oldum ruh içinde. Meğer aşk kalmamış özlerinde!
-: Özde olandan nasıl haberdarsın!
M: Aşktan yaratılandan daha iyi başka kim anlasın?!
-: EstağfirUllah!..
M: Kelimelerime yamalı bir buyur var mıdır?
-: Yol senin, mekân senin, cân senin...
M: Haddimi bilirim.. Aşk O'nun, varlık O'nun...
-: Hayrola gelişin, sefa bulasın can kardeşim!
M: Selamın başım üstüne, nice cefaya eyvAllah çekmek üzere, VesseLam...
|